Home » GÜNÜN İÇİNDEN » Zonguldak’ta maden işçisinin Erdoğan protestosu!

Zonguldak’ta maden işçisinin Erdoğan protestosu!

Erdoğan’ın Zonguldak mitinginde, maden işçileriyle arasında buz gibi rüzgar esti.

AKP Zonguldak İl başkanı ve milletvekilleri, madenciye bir dizi vaat de bulunmuş, TTK patronları ve sendika bürokratları da, Erdoğan maden işçisine söz verecek diye işçileri adeta zorla alana getirmişti. Erdoğan maden işçisine güzellik yapacak, maden işçisi de Erdoğan’ı alkışlayıp tezaharutta bulunacak, AKP medyası da bu olayı ballandıracaktı. Mizansen böyleydi. Burjuva mali oligarşik iktidar temsilcisi ve başkanlık adayı ile işçi sınıfının sembolleşmiş kesimi arasındaki uzlaşmaz karşıtlık nedeniyle, tam tersi oldu.

3 bin maden işçisi baretleri ve iş kıyafetleriyle, beklenti içinde alana geldiler. Enerji Bakanı ve Erdoğan konuşurken, sözler verilecek diye beklediler. Tabii ki beklediklerini bulamayınca, hep bir ağızdan “işçi alınsın, üretim artsın” sloganını atarak, önce bakanın sonra Erdoğan’ın yüksek volümlü sesini bastırıp istemlerini doğrudan dile getirdiler.

Erdoğan 3 bin işçinin kendisi konuşurken istemlerini hep bir ağızdan dile getirmesine sinirlendi. Madenciye de hemen “haddini bildirmeye” kalkıştı.

Bozuk Türkçesiyle: “Eleman almakla üretim artmıyor. Ülkenin menfaatini de düşüneceğiz. Olayı bazı fitne unsurlarının girmesiyle slogana dönüştürmeyeceğiz. 3 bin-3 bin 500 kişiyi buraya alan benim. Bana slogan atmayın, bunu başkalarına yapın.” diye madencileri azarladı, işçilerin istemlerini dile getirmesini “fitne” ilan etti, zorla bastırdı.

Madenciler sustu. Ama büyük bölümü büyük bir hayal kırıklığıyla arkalarını dönüp miting alanını terkederek sessiz bir protesto yaptı.

Sendika alel acele “hayal kırıklığına uğradık” diye durumu idare etmeye çalıştı. Ancak AKP Zonguldak İl teşkilatı ve milletvekilleri, TTK ve GMİS bürokrasinin el birliğiyle kurduğu, maden işçilerini Erdoğan’a yağ çekmeye sevk ederek bir şeyler koparma mizanseni, iki uzlaşmaz karşıt sınıfın temsilcileri arasında gümbürtüyle çöktü. Bir yanda Türkiye işçi sınıfının tarihsel ve güncel mücadele sembollerinden Zonguldak maden işçisi, diğer tarafta burjuva mali oligarşik faşist devletin işçilerin istemlerini dile getirmesine bile tahammül edeyemeyen şefi…

Zonguldak’ta işçilerden ve Zonguldaklılardan tepki yağdı: “Müstaşarı Soma’da madenci yakınını tekmeler, kendisi Zonguldak’ta madenci azarlar!”

Zonguldak maden işçisi bu gibi afra tafraları çok görmüştür ve pabuç bırakmaz. Bir vakit Özal da ocakların özelleştirilmesine ve kapatılmasına kalkışmış, madenci direnişe geçince madenciye düpedüz hakaret ve aşağılamalar yağdırmış, proveke etmişti. Karşılığını da Zonguldak maden işçisi ve adeta bütün halkının büyük kitle grevi ve 100 bin kişilik Ankara yürüyüşüyle almış, Özal ve ANAP’ın sallanmasında ve 12 Eylül faşizminin karanlığının delinmesinde Zonguldak maden işçileri önemli rollerden birini oynamıştı.

Geçen zaman içinde, özelleştirmeler, taşeronlaştırmalar, işçi sayısının azaltılması, işsizlik, kaçak ocaklar, işçi katliamları, AKP ve çeteleri, tarikatlar Zonguldak’ı ve maden işçisini kuşattı ve ağ gibi sarıp öğütmeye başladı. Ama Zonguldak maden işçisi direnişçiliğinden bir şey kaybetmedi. Daha geçen yaz aylarında, madenci yine burjuva iktidar tarafından geriye kalan ocaklardan en büyüğü olan Karadon’un özelleştirilmesi veya kapatılması planına karşı yine eylemde yine direnişteydi. Burjuva devlet planının Zonguldak için iyi olacağını yazan bir burjuva ve AKP borazanı yerel gazeteciyi işçiler eylem sırasında çevirip fena halde dövdüler. Polis, işçilere silah çekti ve havaya ateş açtı. İşçilerin öfkesi büsbütün arttı ve sendika bürokratlarını grev için sıkıştırmaya başladılar ki, araya 15 Temmuz kesintisi girdi.

Ancak Erdoğan’ın Zonguldak’ta azgın işçi düşmanlığı yüzü bir kez daha sırıttığıyla kaldı. Bu da Zonguldak’ta referandum sandığında kendisine artan işçi tepkisi olarak kalmamalı, tüm işçi sınıfı açısından mücadeleyi yükseltmenin yeni bir dinamiği olmalı. İşçi sınıfı devrimcileri, sınıf bilinçli devrimciler, Zonguldak’ta iki uzlaşmaz karşıt sınıfın, her türlü uzlaşma mizansenini şangırtıyla çökerten, bu tarihsel sahnesini, tüm işçilere aktarmalı, paylaşmalı.

İşçi sınıfı hayır diyor!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*