Home » DÜNYA » Yoksulluğa ve işsizliğe karşı Bulgaristan ayakta

Yoksulluğa ve işsizliğe karşı Bulgaristan ayakta

Bulgaristan da geçen yıldan beri süren eylemler yeni bir evrede. Sofya Üniversitesi’nde üç haftadır oturma eylemi yapılıyor. Eylemciler parlemento binasını abluka altına almak istedi, polisle çatışma yaşandı. Eylem sırasında 23 kişi gözaltına alındı.

Geçen sene gerçekleşen erken seçimin ardından işbaşı yapan teknokratlar hükümeti kitlelerin isyanını dindiremedi. Seçim öncesinde Boyko Borişov başkanlığındaki hükümette kitle eylemleri sonucu istifa etmek zorunda kalmıştı. Sefalet koşullarının süreklileşmesi ve teknokratlar hükümeti hakkındaki yolsuzluk iddiaları eylemlerin ara vermeden devam etmesine yol açtı.

Öğrencilerin deklarasyonlarında ‘Yoksulluk ve işsizliğe karşı eylem yapıyoruz. Üniversite diplomalı dilencilere dönüşmeden önce eylem yapıyoruz’ ifadeleri yer alıyor. Eylemciler, teknokrat hükümetinin istifasını ve yeniden seçimlere gidilmesini istiyor.

Bulgaristan’da 500 binin üzerinde işsiz var. İşsizliğin en yoğunlaştığı kesim ise 25 yaş altı olarak göze çarpıyor. Gençlerde işsizlik oranı %28’i buluyor. Bulgaristan EUROSTAT verilerine göre en yoksul AB ülkesi. Bu araştırmaya göre Bulgaristan nüfusunun %55,6’sı sefalet içinde yaşıyor. Asgari ücret ise 159 euro. Ülkenin en büyük sendikası KNSB’nin araştırmalarına göre ise halkın %80’i yoksulluk koşullarında yaşamaya mahkum edildi.

Kitle eylemlerini tetikleyen faktörün sefalet ve geleceksizlik, eylemcilerin ağırlığını oluşturanın ise öğrenciler ve genç işçiler olduğu görülüyor. Bununla birlikte eylemlerde AB’ci liberal sloganlar öne çıkıyor. Temel etken mevcut teknokratlar hükümetinin eski Komünist Parti’nin kalıntısı Oreşarski liderliğindeki Sosyalist Parti’nin başkanlığında kurulması. Sosyalist Parti’ye dair bürokratik, mafyatik ilişkilerin kol gezdiği, dejenere Komünist Parti ve bürokratik eski rejimin iktidar ilişkilerine benzer yöntemleri kullandığı bir tablo çizmek mümkün.

Bulgaristan’lı işçi ve emekçiler açısından önemli sorunlardan biri sosyalizm ve komünizm kavramlarının bürokratik, tasfiyeci eski rejim tarafından hayli lekelenmiş olması. Sosyalizmin ulusal çıkarların savunusu adına çürütülmüş eski rejim içerisindeki karakterine tümüyle karşıt, kitlelerin yaşamsal talepleriyle buluşan, insanlığın sınırlar ötesi kolektif yaratıcılığına içerili bir Komünist programın ortaya çıkması ihtiyacı beliriyor. Bunun dışındaki her formülasyon kitlelerin sermaye özgürlüğü programına yedeklenmelerine hizmet edecektir.

Kapitalizmin tahakküm yeteneğinin tarihsel sınırlarına dayandığını dünyanın her köşesinden sahneye adım atan, neo liberal yıkımın sonuçlarına karşı sokakları ısıtan kitle hareketleri gösteriyor. Bu sınırları parçalayacak, işçi sınıfının sömürücülerden bağımsızlaşan siyasal çizgisiyle gerçekleştirebileceği devrimin tüm koşulları yüzeye çıkıyor. Ve en az bunun kadar burjuvaziyi tüm yedekleme unsurlarıyla birlikte çöplüğe gönderecek siyasal üretimin sorunları da evrenselleşiyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*