Home » İŞÇİ SINIFI » Kot kumlama işçileri, direnişteki işçi ve sendikalarla birlikte…

Kot kumlama işçileri, direnişteki işçi ve sendikalarla birlikte…

“Daha geçen birkaç asker öldü, fırtınalar koptu. Biz senelerdir neredeyse her gün bir arkadaşımızı bu sebepten(meslek hastalığı olan silikozis hastalığından) dolayı kaybediyoruz. Onlar asker oldukları için şehit oluyorlar, biz işçi olduğumuz için hiçbir şey oluyoruz. Üç askerin ölümü bütün medya tarafından veryansın ediliyor, bizim halimizi çeken kameralar yayınlasa bile sınırlı yayınlıyor.” Bu cümleler Ankara’ya geleceklerini günler öncesinden duyuran kot kumlama işçisinden biri olan İbrahim Kaya’nın yaptığımız röportaj için üzerine basarak söylediği, kesinlikle yazın dediği cümlelerdir.

Yüksek basınçla kum püskürtülerek ağartılan kotların kumlama işini yapan kot kumlama işçileri, ucuz ve kalitesiz maske ile çalışmakta, büyüğüyle küçüğüyle patronlar, kar üzerine kar ekleme üstüne kurulu olan bu sistemin devamını sağlayabilmek için işçilerin silikozis meslek hastalığına yakalanmalarını bir nebze önleyebilecek işçi sağlığı önlemlerini almayarak, biraz pahalı maskeleri temin etmeyerek işçileri ölüme sevk etmektedir.

Daha dün Ankara direnişine katılmak isteyen Erzurumlu bir kot taşlama işçisinin ölümünün ardından Ankara’ya bu sabah saat 9:30 sıralarında ulaşarak oturma eylemlerine başladılar. Abdi İpekçi parkında oturma eylemini sürdüren kot kumlama işçilerine Tekel işçileri de pankart açarak ve bir konuşma yaparak destek verdiler.

Kot kumlama işçileri komitesi saat 11: 00’de bir basın açıklaması yaptılar: “Hava ile kota püskürtülen kumu soluyan işçiler silikozis hastalığına yakalanıyor. Kot kumlama işçileri dayanışma komitesinin yaptığı araştırmaya göre bu sektörde yaklaşık 10.000 işçi çalışmakta her iki kişiden biri bu hastalığa maruz kalmaktadır. Komitenin tahminlerine göre bu hastalığın mağduru yaklaşık 5.000 kişidir. Sağlık Bakanlığı, önemli bir adım atarak tekstil sektöründe kot kumlamayı yasakladı. Bakanlar kurulu, silikozis hastalarının sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanmasına imkan veren bir karar yayınladı.(Ancak bu kararla işçiler yalnızca silikozis hastalığı için sağlık hizmeti alabiliyor. Ancak hastalığın tedavisi olmadığından, genel bir sağlık güvencesini kapsamayan bu karar ne yazık ki işçilerin ihtiyacını karşılamıyor.) Silikozis hastalarının sosyal güvenceleri yok. Çünkü büyük markalar da dahil, kot beyazlatma işi taşeron şirketler eliyle yapıldı,/yapılıyor ve onlar da kot kumlama işçilerini sigortasız çalıştırdı/çalıştırıyor.”

Kot taşlama işçilerinin açıklamasının ardından İzmir’li kadın Tekel işçileri, söz aldı. Tekel İşçileri kot kumlama işçilerinin mücadelelerini destekleyen bir konuşma yaptıktan sonra KESK Ankara Şubeler Platformu güvencesizliği vurgulayan bir konuşma yaptı. Kamu Emekçilerinin konuşmasının ardından dayanışma gecesinde kot kumlama işçilerinin yanında olacağını belirten Tübitak direnişçisi Aynur Çamalan’ da bir konuşma yaptı. Daha sonra ise Türk Taroks Derneği, Türk Tabipler Birliği, Barış İçin Sanat Girişimi adına ses sanatçısı Yasemin Göksu, Sosyal-İş, ve Dev-sağlık iş adına yapılan konuşmaların ardından işçiler Meclise bir heyet gönderdiler.

İşçiler oturma elemlerine devam ederek destek ziyaretlerine gelenlerle çalışma koşulları üzerine değerlendirmelerde bulundular. Saat 20:00 sıralarında ise misafir kalacakları Teksif sendikasına doğru yola çıktılar.

Kot kumlama işçilerinden İbrahim Kaya sorunlarını ve mücadelelerini anlatıyor:

“Çok ilkel koşullarda çalışıyoruz. 15m-3m odalarda çalışıyoruz. İşleri tezgahların üzerinde yapıyoruz. Kaliteli maske ile çalışsaydık bu derece ciddi boyutlara varmazdı. Bir de daha fazla para kazanmaları için bir kumu defalarca kullanıyoruz. Bu daha da olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Atelyeler de kalanların durumu ise daha da vahim. Sosyal güvence yok, sigorta yok. Çocuk işçiler perişan olmakta. Devlet bunların yaşanmamasını istese böyle bir sorun olmaz. Her türlü imkana sahipken biz bu sorunları yaşamaktayız. Taşeron şirketlerin olması devletinde işine gelmekte.”

“Bizden her şey geçti artık biz ne yapıyorsak çocuklarımız için yapıyoruz. Medya duyarsız kalsa da, çektiklerini yayınlamasa da biz bu işin üstesinden geleceğiz. Çocuklarımızın psikolojisinin daha fazla bozulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bizler ölmek istemediğimiz için, malüllük maaşının bağlanmasını istediğimiz için buradayız. Buraya gelenler şimdilik bir kısmımız. Bir şey elde edemesek hepimiz geleceğiz.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*