Home » GÜNÜN İÇİNDEN » 1 Mayıs da ısınıyor!…

1 Mayıs da ısınıyor!…

Başbakan Erdoğan 1 hafta önce krizi ve yoksulluğu tüketim çılgınlığına bağlayan bir konuşma yapınca beylik hamaset denilip geçildi:

“Böyle bir rekabetin, böyle bir yarışın, böyle acımasız bir tüketimin, çok daha vahim sonuçlar doğuracağını da ifade ettik ve ediyoruz. Önce indirimler, ardından yükselen fiyatlar… Hep bunları görüyoruz. Ama bu oyuna gelenler var mı? Var… Dünyanın bir tarafında, ultra lüks AVM’lerde, insanlar mağazadan mağazaya koşup sınırsız harcama yaparken, sınırsız tüketirken, patlarcasına yerken; dünyanın bir başka tarafında günlük 1 dolar dahi harcama yapamayan çok büyük bir kitle var. Hani Tevfik Fikret, ‘Yiyin efendiler yiyin, aksırıncaya kadar, tıksırıncaya kadar yiyin’ diyor ya…

Bugün her evde, her aile ferdinin ikişer cep telefonu varken, hayatında hiç alo dememiş hatırı sayılır bir kitle var. 4 bin – 5 bin hacimli motorlarla, 2 – 3 araba sahibi olanlar, her gün yoksulların, evsizlerin, açların arasından geçip işlerine ve alışveriş merkezlerine gidiyor. Bu sürdürülebilir değildir. Dünya, böyle bir hırsı, böyle sınırsız tüketim çılgınlığını uzun süre devam ettiremez. Bunun öncü sarsıntılarını yaşıyoruz.”

İşin kokusu çok geçmeden çıktı. Dün de başbakan yardımcısı Ali Babacan, cari açığı “hane halkının gelirinden fazla tüketmesine” bağlayarak baklayı ağzından çıkardı: Başta kıdem tazminatı hakkının gasp edilmesi olmak üzere, esnek kölelik yasası Meclis tatile girmeden çıkarılacak:

“Türkiye’nin özellikle enerji konusunda dışa bağımlılığı ve son 2 yıldır iç tüketimdeki hızlı artış cari açığı artırdı. Tasarruf oranları da düştü. Bir tüketim toplumu haline geliyor oluşumuz, cari açığı artıran en önemli unsurlardan bir tanesi. Maalesef şu andaki hane halklarımızın yüzde 45’inin aylık gelirinden daha fazla aylık tüketiyor oluşu, herkesin kaygı kaynağı olmalı ve mutlaka bunları düzeltici tedbirler, adımlar atılmalı. Bunları zaten son 1 yıldır kademe kademe atıyoruz, bu tedbirleri alıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem cari açıkla ilgili endişelerin ortadan kalkması, hem Türkiye’nin sürdürülebilir bir büyüme trendine girmesi için önemli reformlar olacak.İş gücü piyasasına ilişkin bir paket hazırlandı.Amacımız, Meclis yaz tatiline girmeden iş gücü piyasasına ilişkin atılacak bütün adımlan atmak.”

Hükümet her zaman ki demogoji ve manipulasyon taktiğini izliyor. İşçi sınıfının geniş en yoksul kesimlerine, işsizlere, kent ve kır yoksullarına kamu işçilerinin -budana budana ne kaldıysa- kısmi iş güvencesi ve kazanılmış hakları hedef göstererek, esnek ve güvencesiz çalıştırma yasasını, önümüzdeki aylarda Meclise getirmeye hazırlanıyor. Krizin, cari açığın, sefalet birikiminin nedeni sanki kitlelerin tüketici kredisi borçlarıymış gibi göstererek, tekelci burjuvazinin 200 milyar dolarlık borçlarını da kitlelere yıkmaya hazırlanıyor. Kıdem tazminatı hakkının gaspı, özel işçi kiralama şirketlerini, kısmi zamanlı çalışmayı, evde çalışmayı vd öngören iş yasasına, sağlık eğitim haraçlarının artırılmasını, Enerji bakanının “enerji tasarrufu” adı altında, kamuda 7.00’de işe başlamayı ve cumartesi günleri de çalışmayı öngören tasarısını, yeni dolaylı vergi zamlarını da ekleyip, hızlandırmayı planlıyor.

1 Mayıs da, Suriye ile savaş tam tamları, sağlıkta dönüşüm, eğitimde 4+4+4, zincirleme işçi katliamları, Kürtlere yeni saldırı planı, kadınlara aileyi koruma yasası … ile birlikte, bir de esnek ve güvencesiz çalışma yasası ile ısınıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*